Ana sayfa
Cüzzamla Savaş
Derneği
Cüzzamla Savaş
Vakfı
İstanbul Lepra ve Deri
Hastalıkları Hastanesi
İ.Ü. Lepra Araştırma
ve Uygulama Merkezi
DUYURULAR
ETKİNLİKLER
YAYINLAR
LİNKLER
İLETİŞİM

İSTANBUL LEPRA, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLARI HASTANESİ

Cüzzam hastalığında yüzeyel duyu kaybolur. Başka bir deyişle cüzzamlı duymaz, hissetmez. Ama cüzzam pek çok ülkede "acı"larla dolu bir hastalıktır. Bu acıları yaratanlar ise cüzzamlının en yakınındakilerden başlamak üzere toplumu oluşturan bireylerdir. Toplum cüzzamlıları dışlar. Cüzzamlılardan kaçar. En hafif ve en sık rastlanan tepki ise onları görmemek yani yok saymaktır. Cüzamla mücadele, bir çok yerde cüzzamlıyla mücadele biçimine dönüşmüştür.   Bizim ülkemizde ise en azından  son 40 yıldır biraz farklı yaşanmıştır bu süreç.

Önce Ankara'da Dr. Etem Utku ve onun çevresindeki bir avuç insan, daha sonra da İstanbul'da Dr. Türkân Saylan ve ekibi bu farklılığı yaratmıştır. Bir anlamda İstanbul'daki cüzzam hastanesi işte bu ekibin özverili çabalarına duyarsız kalmayan bir toplumsal başarı öyküsüdür aslında.

50’li yıllardan bu yana yaşanan değişim

1958'de cüzzam tanısı alarak İstanbul'a o zaman Bakırköy Akıl Hastanesi içindeki "Cüzzam Pavyonu"na ilk kez gelen bir hasta o zaman ki hastaneyi şöyle anlatıyordu:"60 yataklı erkek koğuşu vardı. Tek bir koğuştu, bölmeleri yoktu. 60 yatak sıralı, hangar gibi, iki yatak yan yana, iki de onunla başbaşa. Böyle dört yatak, dört yatak, baştan aşağı tam 60 yatak. 40 yatak da bu binada vardı. Bu da kadınlar koğuşuydu. İki yatakta üç kişi yatardı. Her karyolada çift döşek vardı. Yetmediği zaman indiriyorduk. Onları. Sabahleyin tekrar karyolanın üzerine koyuyorduk, temizlik yapıyorduk. Yemekler Akıl hastanesinden geliyordu. Hiç yenecek gibi değildi. İçinde bulaşık bezleri, paçavra, yırtık ayakkabı parçaları çıkıyordu."

Halen "İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi" adını taşıyan eski cüzzam pavyonu bugün çok farklı. Konuya duyarlı insanların gerçekleştirdiği bir toplumsal katılım ve katkı ile bugün üç ana binası ve bir çok destek bölümleriyle modern bir hastane kompleksine dönüşmüş durumda. Bu noktaya sorunun tek başına devletin sorunu olmadığı, dolayısıyla devletin çözemeyeceği düşüncesiyle gelindiği kabul ediliyor. Üniversitenin bilimsel katkı ve desteği, bu işe aklını takmış gönüllü insanların oluşturduğu bir sivil toplum örgütünün; Cüzamla Savaş Derneği ve Vakfı'nın işbirliği ile İstanbul Lepra, Deri ve Zührevi hastalıklar Hastanesi bugün çağdaş bir hastane olarak hizmet veriyor. En kalabalık odası artık üç kişilik. Bir çoğu refakatçileriyle birlikte tek odada kalabiliyor. Yemeklerini herkes odasında kendi masasında yiyor. Yalnız hastaneye gelen hastalara değil, gelemeyen hastalara da hizmet götürülüyor.

Bilinmeyen bir başarı öyküsü

Bugün lepra artık bir toplum açısından riskli bir enfeksiyon hastalığı değil. Yılda 5-10 yeni olgunun görüldüğü ve tümünün hemen tedaviye alındığı bir hastalık. Ancak halen yaşayan 2500 dolayındaki eski hastanın erken ve etkin tedavi olmamaktan kaynaklanan sakatlıkları nedeniyle sürekli tıbbi bakım ve desteğe gereksinin duymaları nedeniyle halen yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdüren bir hastane.

Azalan cüzzamlı hasta sayısı hastanenin etkinliğinin ve işlevinin azalması anlamına gelmiyor. Dolayısıyla "İstanbul Lepra Deri ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi" adından da anlaşılacağı gibi bugün yalnız cüzzamlı hastalara hizmet veren değil, cüzzam dışında başta deri ve zührevi hastalıklar olmak üzere, dahiliye, cerrahi, diş vb. değişik alanlarda bir çok hizmet veren, dahası temel ve uzmanlık eğitiminde etkin görevler üstlenen, üniversiteyle bağlantısı nedeniyle de araştırma çalışmaları yapılan bir uluslar arası merkez durumunda.

Hastanenin bölümleri ve hizmetleri

Hastaneye cüzzamlı hastalar ilk geldiklerinde aynı zamanda İstanbul'da yaşayan hastaların her türlü sağlık sorunlarıyla ilgili olarak yardım aldıkları bir "ilk basamak sağlık kuruluşu" gibi hizmet eden "dispanser" bölümüne başvuruyorlar. Burada bir hekim tarafından yapılan ilk muayenelerinde sorunları saptandıktan sonra lepra hastalığıyla ilgili durumlarının irdelenmesi, gelişmelerin izlenmesi için hastanenin "Fizik Tedavi Rehabilitasyon, Göz, Sosyal Hizmetler" ve aktivasyon durumlarının incelenmesi için de "basil laboratuvarı"na gidiyorlar. Hastaların eğer lepra dışında diğer konularda ikinci basamakla ilgili sorunları varsa, hastane içindeki dahiliye, diş, psikiyatri gibi uzmanlık polikliniklerine başvurabiliyorlar. Hastane içinde bulunmayan uzmanlık dallarıyla ilgili sorunlarda da Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne bir konsültasyon talebiyle ve hastanenin araçlarından ve personelinden yararlanılarak gönderiliyorlar.

Bu değerlendirmeler sonucunda eğer yatırılarak verilmesi gereken bir hizmet söz konusuysa hastalar yatırılıyor ve gereken hizmetleri 35 yataklı "Lepra Servisi"nde onun elemanlarının yardım ve destekleriyle alıyorlar. Bu hizmet sağlığın her türlü sorununa yönelik olabiliyor. Herhangi bir biçimde lepra yönünden aktif olan hastalara lepra tedavisi uygulanırken, sakatlıkları nedeniyle ekstremitelerinde yaraları olan hastalara, yara bakım ve tedavisi, gözlerinde sorunları olanlara gerekli tedaviler uygulanıyor. Gerekirse cerrahi işlemler yapılabiliyor. Bu arada koruyucu ayakkabıdan proteze kadar her türlü yaşamı kolaylaştıran ve sorunları ortaya çıkmadan engellemeye yönelik önlemler de alınıyor.

Kısacası hastanede lepralı hastaların sorunları 30 yıla yakın bir zamandır elbirliği ile çözümleniyor.

Ülkemizdeki lepra kontrol çalışmasının bir gereği olarak beş yıl öncesine kadar bu hizmetlere bir de hastaların yaşadıkları yerlerde verilen alan çalışmaları eklenmişti. Alan çalışmalarında eski hastaların çevresinde olabilecek yeni hastaların saptanması, hastaneye başvuramayan eski ve sakat hastaların durumların izlenmesi, hastaların sosyal durumlarının oldukları yerde ve çevrede değerlendirilip desteklenmesi gibi hizmetler veriliyordu.

Yalnız cüzzamlılar değil

Bugün hastaneden yalnız lepralı hastalar hizmet almıyorlar. Hastanenin 50'ye yakın çalışanıyla Cildiye, dahiliye, psikiyatri ve diş poliklinikleri ayaktan başvuran tüm hastalara hizmet veriyor. Bu hastaların bir bölümü gerektiğinde 15 yataklı ayrı bir serviste yatırılarak hizmet alabiliyorlar.

 

HASTANEMİZİN TARİHİ

Bu bölüm hazırlanmaktadır. Daha sonra yeniden uğrayınız....

HASTANEMİZİN BİRİMLERİ

Başhekimlik:Uz. Dr. Özlem ÇAM (Başhekim Vekili)
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Başhemşirelik:Uz. Hem. Hatice ERDOĞAN
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

İdari Birim: Hastane Müdürü Kemal ÇORUHLU
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Lepra Servisi: Dr. Mustafa SÜTLAŞ
Servis çalışmalarıyla ilgili bilgi almak için tıkayınız.

Cildiye Servisi: Uz. Dr. Reyhan UZDİL, Uz. Dr. Gül YILDIRIM
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Dahiliye Polikliniği: Uz. Dr. Vahdet KOŞUCU, Uz. Dr. Ahmet Ercan AKGÜN
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Psikiyatri Polikliniği: Uz. Dr. Ülkü SEZGİN,
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Dispanser Ünitesi: Dr. İlhan Refik YURDAKUL
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Diş Ünitesi: Dt. Ali ANIL
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi: Hem. Ayla KÜLTÜR
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Göz İzleme Ünitesi: Hem. Ayşe ŞENAL
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Sosyal Hizmetler Ünitesi:Hem. Dilek ÇAKIR
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Laboratuar:
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Cerrahi Birimi: Prof. Dr. Türker ÖZKAN
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Pansuman Birimi: Hem. Leyla HACIOSMANOĞLU
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

Röntgen Birimi: Tek. Serdar ÖZÇELİK
Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....

HASTANEMİZİN BİR GÜNÜ

Bu bölüm hazırlanmaktadır.Daha sonra yeniden uğrayınız....


 
@: HER HAKKI MAHFUZDUR. BU SİTE MUSTAFA SÜTLAŞ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.